Alfred Adler

Alfred Adler

Alfred Adler (1870-1937) rüyaların uyanık hâllerimizi kontrol etmek için çok önemli bir parça olduğuna inanıyordu. Rüyaları problem çözücü bir element olarak görürdü. Ona göre rüyalar doğru bir şekilde yorumlanmalıydı, bu sayede hayatta yaşanılan problemlerin gün ışığına çıkması ve tedavisi daha kolay olacaktı. Adler rüyalarla, günlük hayatta yaşanılan problemlerin bağlantısı olduğuna inanırdı. Ne kadar çok rüya görürseniz, günlük hayatınızda o kadar probleminiz olduğunu savunur ve bu bağlamda da, ne kadar az rüya görüyorsanız, o kadar az problemli bir hayata sahip olduğunuzu; ve psikolojik açıdan daha sağlıklı bir birey olduğunuz tezine inanırdı.

Freud cinsel güdülerin davranışları şekillendirdiğine inanırken, Adler davranışların kontrol, güç ve motivasyon üçlemesiyle şekillendiğini düşünürdü. Bununla birlikte, Adler, birey davranış ve eylemlerinin bilinçsiz bir şekilde gerçekleştiğine asla inanmadı. Ona göre, en iyisine ulaşmak için harcanan çaba ve gücü elde etme güdüsü, davranışlarınızın şekillenmesine neden olurdu. Gerçekte, Adler bilinçli ve bilinçsiz hareket etme diye kavramlar olmadığına inanır, onların aslında uyanık ve uyku hâli kavramları olduğu tezini savunurdu.

Adler, rüyaların her zaman gerçek düşüncüleri, duyguları ve yaşanmak istenilen eylemlerin bir yansıması olduğunu savunur ve rüyalarınızda, açık bir şekilde agresif dürtülerinizi ve arzularınızı görebilirsiniz derdi. Rüyaların ayrıca uyanık hâllerde yaşanılan noksanlıkların bir telafi yolu olduğunu söyler ve sosyal açıdan birtakım tatmin edici unsurlar sunduğunu ifade ederdi. Örnek verecek olursak, eğer uyanık hâlinizde patronunuza tepki veremediyseniz, rüyalarınızda daha güvenli ve rahat bir şekilde patronuza istediğiniz şekilde tepkinizi ortaya koyabilirsiniz. Bu sayede rüya hâlinde olsanız bile rahatladığınızı farkedeceksiniz.